be second - Türkisch Englisch Wörterbuch

be second

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Bedeutungen, die der Begriff "be second" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 44 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
be the second most common cause of death v. ölüm nedenleri arasında ikinci sırada yer almak
be treated like a second-class citizen v. ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmek
be relegated to the second tier v. ikinci lige düşürülmek
be relegated to the second tier v. küme düşürülmek
be charged with criminal possession of a controlled substance in the second degree v. ikinci dereceden yasaklı bir maddeyi üzerinde bulundurmaktan ötürü suçlanmak
be the second out of 60 v. 60 kişi arasından ikinci olmak
Colloquial
be beaten into second place by v. tarafından yenilgiye uğramak
be beaten into second place by v. tarafından hezimete uğramak
Idioms
be second to none v. kimseden aşağı kalmamak
be in one's second childhood v. ikinci çocukluğunu yaşıyor olmak
be second nature to someone v. birinin ikinci ilgi alanı/evi vb olmak
be second nature to v. bir şeyi yapmaya çok alışkın olmak
be a poor second [uk] v. yarışı kazananın epey gerisinde/arkasında bitirmek
be a poor second [uk] v. çok büyük bir farkla ikinci olmak
be a poor second [uk] v. açık ara ikinci olmak
be a poor second [uk] v. birinciyle/kazananla arasında çok fark olmak
be second only to (someone or something) v. sadece (biri veya bir şey) tarafından geçilmek
be second only to (someone or something) v. (birinden veya bir şeyden) sonra ikinci gelmek
be second only to (someone or something) v. sadece tek bir rakibi olmak o da (biri veya bir şey)
be a poor second [uk] v. (birinci ile arasında) açık ara ikinci olmak/gelmek
be a poor second [uk] v. (birinci ile arasında) çok büyük bir farkla ikinci gelmek
be a poor second [uk] v. önde bitirenle arasında çok fark olmak
be a poor second [uk] v. yarışı önde bitirenin epey gerisinde/arkasında bitirmek
be second nature v. kolay gelmek
be second nature v. otomatiğe bağlamak
be second only to somebody/something v. birinden/bir şeyden sonra ikinci gelmek
be second to none v. rakipsiz olmak
be second only to somebody/something v. tek rakibi biri/bir şey olmak
be second nature (to somebody) v. (biri için) alışkanlık haline gelmek
be second only to somebody/something v. sadece biri/bir şey tarafından geçilmek
be second nature v. otomatikleşmek
be second only to somebody/something v. birinden/bir şeyden başka rakibi olmamak
be second only to somebody/something v. sadece bir rakibi olmak
be second to none v. rakibi olmamak
be second nature v. düşünmeden yapılan bir şey olmak
be second only to somebody/something v. birinden/bir şeyden sonra ikinci sırada olmak/gelmek
be second to none v. daha iyisi olmamak
be second nature (to somebody) v. (birine) kolay gelmek
be second nature v. alışkanlık haline gelmek
be second to none v. en iyisi olmak
be second only to somebody/something v. o da biri/bir şey olmak
be second nature (to somebody) v. (birinin) düşünmeden yaptığı bir şey olmak
be second nature (to somebody) v. (biri için) otomatiğe bağlamak
be second nature (to somebody) v. (biri için) otomatikleşmek